https://twitter.com/#!/dammos90
damla_hero091@hotmail.com
uykusuzlarfatihi
Geceler peşimi bırakırsa, rüyalar uyanırsa benden, sevmekten vazgeçerim belki ama şiirler hala gözlerimi dolduruyor ve rüyalarımdan daha güzel aşk…
“Sevmek lazım her hararetli sözü, onu en samimi biçimde söyleyen kişiyi…” diye bir söz aklıma geliyor. Sanki benden başkası söylemiş gibi, benim sözüm olamazmış gibi… Hani, insan kendi dediklerini tasdiklemek istemez bazen, gerçek olamayacak kadar doğruymuş gibi gelir ya, öyle işte. Tanrı’nın bana armağan ettiği bir aşkım var ve ondan başka hiçbir yanımı onaylayacak halde değilim. Ancak seversek düzeliriz, bunu biliyorum. Ama seversek…
Nedenine kavuşmuş cevaplarla kurutulmuş sevdalar görüyorum. Oysa bedenlerden önce sever ruhlar. Kulağımıza ismimiz bile söylenmeden sevmeyi öğreniriz. Kim, neyi gerçekçi kılıyor bunca yalancı öpüşlerde, açıklasın biri! Bu uzun yolculuklarda başımı omzuna yaslayabildiğim bir aşkım var diye mi onca tantana? Ya da başımı omzuna yaslayabildiğim birinin olmaması mı beni bu kadar yolculuğa çıkmaya zorlayan? Belki de yalnızca geceler uzun, benim şarabım bitmiş.
Herkes iyi olduğu şeyi yapmalı bence. Ben içimi en iyi kelimelerle, gülümsemelerimle anlatırım dostum ve bana gelişini daha iyi anlatabileceğim başka bir mecra bulamadım. “İyi ki varsın!” diyebilmenin başka bir yolu yok bende.
1990 yılı, 10 gün arayla başka şehirlerde dünyaya gelip de 21(hatta 22)yıl sonra karşılaşmamızın ne de geç kalınmış bir alınyazısıdır diye düşünüyorum. Keşke 21 yıl boyunca gülerken, ağlarken, dans edip şarkılara eşlik ederek yan yana olabilseydik ama Tanrı bizim için şimdi başlangıç vermiş işte. Ve şimdi kutlanmalı aslında ‘doğum günü’…
Üstatlar demişler ki “başka türlü bir şey benim istediğim, rengi başka, tadı başka…” diye. Yıllardır buna bir cevap aradım, var mıdır öyle biri? Varmış, inan ki varmış! Çok arkadaşım, dostum var, biliyorsun ama hepsinin yeri farklıdır ya hani, biri diğerinin yerini dolduramaz, biriyle eğlenirken, diğeriyle kararlar verirsin, başkasıyla kontrollü olmayı öğrenirsin, bir başkasıyla kontrolden çıkmayı… “Hepsini birleştirebilsem de keşke yanımda taşıyabilsem” demişken geldin işte. Çok da iyi geldin, hoş geldin, sefalar getirdin!
Bütün dostlarım mutluluğumu istediler elbet ama hiçbiri neyle mutlu olduğumu görmediler senden başka, seni diğerlerinden çok çok başka yere koyan bu belki de. Kararlarımı sorgulamadan, düzeltmeye çalışmadan, muhalefet olmadan yanımda olduğun için milyonlarca teşekkür! Bir anlık verdiğim bir kararın-ki düşünerek ne zaman karar verdim bilmem ama (: - geri dönüşü en iyi şekilde olanı oldun. Tam da yalnızlığıma çok da alışmış ve bundan sıyrılmanın mümkün olmadığını düşünürken doğmuşsun sen. Sen sevgiye doğmuşsun kardeşim!
Hala paraya, mesafelere, imkânlara önem vermeden aşkı, sevgiyi, dostluğu savunan kaç kişi kaldık ki? Hep gül sen, hep böyle ol, mutlu ol! Doğum günün kutlu olsun, o gün mutlu olsun!